Bazen durağa gelen ilk otobüse binip gitmek istersiniz Kendinize doğru çıktığınız bu yolculuğa tek bir valizsiz...
Bu Blogda Ara
7 Aralık 2012 Cuma
Yağmurun hükmettiği o zamanlar
Kadın bir durdu bir müddet yaşamı hakkında düşünmeye itmişti adamın sözleri onu. Adam güvenli evinden çıkması ve risk alması fikrinin tohumlarını atmıştı bir kere kadının içine. Uzun uzadıya düşünmeye başladı kadın yağmurun başladığını fark ettiğinde çoktan ıslanmıştı yüzü, gözleri ve bir ekmek, biraz peynir ve domates aldı bakkaldan, parayı uzattı, üstünü aldı. Bir bira içmek istedi canı kadının bayiiden bir bira aldı sigarasız olmaz dedi bir paket de Kent sigarasını alıp bez torbasının içine attı. Dairenin kapısını açtı mutsuz oda arkadaşının suratı asık halde lanet okuduğunu işitti lanet olası yağmur diyordu arkadaşı ve birbiri ardına sıralıyordu sövgüleri. Ayakkabılarını çıkarmış içindeki suyu boşaltıyordu bi taraftan da. Bu atmosfer onu daha da mutsuz etmeye yeter de artardı. Her şeyi bir tarafa bıraktı ailesine ne diyecekti o kadar parayı onca sene okulu bırakıp oyuncu olsun diye mi vermişlerdi. Birasına baktı soğuktu şimdi bir güzel içmeli dedi içinden. Birden babası onu böyle görse ne derdi diye düşündü keyiflenmişti. Zaten artık babasının bildiği küçük kızı değildi ki. Yazmayı denedi olmadı habire karalıyordu yazdıklarını tıpkı yağmurun altında yürürken gözlüklerinin camına vuran yağmur damlalarını savuşturduğu gibi çabucak acemice. Okuyup gülüyordu defalarca. Bir süre böyle devam etti. sonra kapattı kadın yazı defterini bir yudum bira daha içti. Kaldırdı düşüncelerini yine bir rafa ama bu kez düşünceler bir taslak halinde tamamlanmayı bekler haldeydi. Böylece yorgun uyuşuk bedenini bıraktı uykunun kollarına sarmaş dolaş hayallerinin koynuna giriverdi.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder