Bu Blogda Ara

25 Kasım 2012 Pazar

Neden sonra

Güneş de onu hapseden bulutların elinden sıyrılıp kaçınca ve aniden dalınca penceresinden içeri destursuz,
kadın mutlandı. Sanki yıllardır özlemini çektiği 'ADAM' yerine koydu Güneş'i neydi ki onun adı zaten Mehmet mi yoksa Murat mı?
Onun beklediği sadece GÜNüne bir EŞ ti fütursuz-
ca açtı kendini GÜNEŞe ve artık çırılçıplaktı onun karşısında. İçini bir endişe sardı - Ya giderse bu GÜNEŞ şimdi onu böyle çıplak halde bırakıp diye.
Birden tüm insanlığın bilinmezlik karşısındaki acizliğini duyarak içinde- tutuversem diye geçirdi içinden, alsam içeri ve kapatsam pencereyi.
Sonra vazgeçti kadın. o bulutlardan ne farkı kalırdı o zaman. Bu düşüncelerle yattı kadın yatağına  tüm hücrelerinde duydu sevgisini ve şefkatini GÜNEŞin.
Bu bile yetmişti sanki kadına. Yıllardır içinde yer alan, gittiği her yere kırılacak bir eşyayı götürür gibi taşıdığı, o boşluğu bir nebze olsun doldurmaya.